<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M. Berk Balçık</title>
	<atom:link href="http://www.berkbalcik.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.berkbalcik.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Dec 2011 13:47:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Doktora tezimden kitap çıktı</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2011/12/09/doktora-tezimden-kitap-cikti/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2011/12/09/doktora-tezimden-kitap-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 13:47:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[doktora tezi]]></category>
		<category><![CDATA[tez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/?p=1067</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık iki ay önce benimle temasa geçen bir Alman yayınevi, tezlerin kitaplaştırılması konusunda uzmanlaştıklarını ve doktora tezimi basmak istediklerini iletti bana. Çok kısa bir düzenleme/düzeltme sürecinden sonra kitap bir ay içinde basıma hazır hale gelmişti bile. Kitabın bana ait kopyası (1 adet) bugün elime ulaştı. Ve yaşasın ki daha fazla kopya istersem yayınevi bana %40 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.berkbalcik.net/2011/12/09/doktora-tezimden-kitap-cikti/cover/" rel="attachment wp-att-1068"><img class="alignleft size-full wp-image-1068" title="cover" src="http://www.berkbalcik.net/http://www.berkbalcik.net/_resources/cover.jpg" alt="" width="210" height="300" /></a>Yaklaşık iki ay önce benimle temasa geçen bir Alman yayınevi, tezlerin kitaplaştırılması konusunda uzmanlaştıklarını ve doktora tezimi basmak istediklerini iletti bana. Çok kısa bir düzenleme/düzeltme sürecinden sonra kitap bir ay içinde basıma hazır hale gelmişti bile.</p>
<p>Kitabın bana ait kopyası (1 adet) bugün elime ulaştı. Ve yaşasın ki daha fazla kopya istersem yayınevi bana %40 indirim yapıyor.</p>
<p><a href="http://www.amazon.com/Formations-Transformations-Language-Regimes-Turkey/dp/384653322X/ref=sr_1_2?ie=UTF8&amp;qid=1323433932&amp;sr=8-2" target="_blank">Amazon</a>&#8216;da ve diğer internet kitapçılarında da mevcut. Yayınevi, talep üzerine basım yaptığı için olsa gerek kitabın fiyatı Amazon&#8217;da 111 USD olarak belirlenmiş. En baba, kalın kapak Polity kitapları bile 70 USD iken bu fiyat benim için bir gurur kaynağı değil elbette.</p>
<p>Tezimin giriş bölümü için <a href="http://www.berkbalcik.net/calismalar/tezler/" target="_blank">bu bağlantıda</a> bir pdf doyası var.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;count=none&amp;text=Doktora%20tezimden%20kitap%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;count=none&amp;text=Doktora%20tezimden%20kitap%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F12%2F09%2Fdoktora-tezimden-kitap-cikti%2F&amp;title=Doktora%20tezimden%20kitap%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" id="wpa2a_2">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2011/12/09/doktora-tezimden-kitap-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teori ne işe yarar?</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2011/10/30/teori-ne-ise-yarar/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2011/10/30/teori-ne-ise-yarar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 20:27:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Kuram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2011/10/30/teori-ne-ise-yarar/</guid>
		<description><![CDATA[Okula ara verdim ama bazı sosyoloji öğretmenlerinin bloglarını takip ediyorum hala. Aşağıdaki metin ABD&#8217;de &#8220;sociology of deviance&#8221; dersi veren Chris Uggen&#8217;in sitesinden. Uggen öğrencilerine final sınavında bir bonus soru sormuş ve derste öğrendiklerini gercek hayatta nasıl kullandıklarını yazmalarını istemiş. Bir öğrencisi aşağıdaki yanıtı vermiş. Önce orijinali sonra çevirisi. “I used Merton’s anomie theory to try [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okula ara verdim ama bazı sosyoloji öğretmenlerinin bloglarını takip ediyorum hala. </p>
<p>Aşağıdaki metin ABD&#8217;de &#8220;sociology of deviance&#8221; dersi veren Chris Uggen&#8217;in <a href="http://chrisuggen.blogspot.com/2007/01/soc-of-deviance-in-real-world.html">sitesinden</a>. </p>
<p>Uggen öğrencilerine final sınavında bir bonus soru sormuş ve derste öğrendiklerini gercek hayatta nasıl kullandıklarını yazmalarını istemiş. Bir öğrencisi aşağıdaki yanıtı vermiş. Önce orijinali sonra çevirisi. </p>
<p>“I used Merton’s anomie theory to try to justify my piracy of movies on the internet. I told my mom that our society has placed universal goals that we should live in comfort. I also told her that certain people are not advantaged, so they resort to crime to achieve such goals. I said that I am a broke college student so I am considered to be disadvantaged. She still said I was wrong, but she watched the movies with me anyways.”<span id="more-1065"></span></p>
<p>&#8220;Ben Merton&#8217;ın anomi kuramını, internetten korsan film indirmemi meşrulaştırmak için kullandım. Anneme, toplumun rahat yaşama dair bir takım genel geçer hedefler koyduğunu ve bazı insanların dezavantajlı durumları yüzünden bu hedeflere ulaşmak için suça başvurduklarını söyledim. Çulsuz bir üniversite öğrencisi olduğum için benim de dezavantajlı biri olarak değerlendirilmem gerektiğini söyledim. Yanlış düşündüğümü söyledi ama filmleri de benle izlemeye devam etti.&#8221;</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;count=none&amp;text=Teori%20ne%20i%C5%9Fe%20yarar%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;count=none&amp;text=Teori%20ne%20i%C5%9Fe%20yarar%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F10%2F30%2Fteori-ne-ise-yarar%2F&amp;title=Teori%20ne%20i%C5%9Fe%20yarar%3F" id="wpa2a_4">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/">14 sene önce internet sansürü: Ben Boğaziçi'nde Sosyal Bilimler Kulubü'ndeyken</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/01/02/google-uzerinde-bir-hayalet-dolasiyor/">Google üzerinde bir hayalet dolaşıyor</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/01/08/yakin-plandan-sanat-eserleri/">Yakın plandan sanat eserleri</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2008/11/23/avrupa-kultur-mirasi-internette/">Avrupa kültür mirası internette</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2011/10/30/teori-ne-ise-yarar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>14 sene önce internet sansürü: Ben Boğaziçi&#8217;nde Sosyal Bilimler Kulubü&#8217;ndeyken</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 19:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geçmiş Vakit]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/</guid>
		<description><![CDATA[1998&#8242;de Boğaziçi Universitesi&#8217;nde en yogun emek harcadığım faaliyetlerden biri bir sosyal bilimler kulubünün kurulmasıydı. Birkaç arkadaş, sanki diğer uğraşlardan vakit kalıyormuş gibi bir de özerk ve öğrencilerin de söz söyleyebileceği bir alan yaratmaya çalışıyorduk. Ben baskan yardımcılığı yanında internet sitesinin üretimini de üstlenmiştim. Bugün internet arşivi sitesinden haberdar olunca ilk aklıma gelenlerden biri sosyal bilimler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1998&#8242;de Boğaziçi Universitesi&#8217;nde en yogun emek harcadığım faaliyetlerden biri bir sosyal bilimler kulubünün kurulmasıydı. Birkaç arkadaş, sanki diğer uğraşlardan vakit kalıyormuş gibi bir de özerk ve öğrencilerin de söz söyleyebileceği bir alan yaratmaya çalışıyorduk.  </p>
<p>Ben baskan yardımcılığı yanında internet sitesinin üretimini de üstlenmiştim.</p>
<p>Bugün <a href="http://web.archive.org">internet arşivi </a> sitesinden haberdar olunca ilk aklıma gelenlerden biri sosyal bilimler kulubünün sayfaları oldu. 1998&#8242;de yaptıgım siteyi dolanirken maruz kaldığımız sansür girişimine dair yazdıklarımı gördüm. Tamamen unutmuştum. Şahsi hafıza zayıflığım elbetteki hafizasız toplumsal kültürümüzden beslenmiş olsa gerek. </p>
<p>İnternet sansürünün yeni bir şey olduğunu zannedenlere, Boğaziçi Üniversitesi gibi liberal bir ortamın özgürlükten ne anladığını anlamak isteyenlere&#8230;<span id="more-938"></span></p>
<p>&#8220;İnternet sitemizin geçici olarak hizmet dışı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bu aksaklığın sebebi bağlantı sayfamızdan tartışma sitelerine verilen linklerden biri. Kişisel bir tartışma sayfasındaki yazıları kendi dünya görüşüne aykırı bulan B.Ü. mezunu bir bey yurtdışından bize ulaşarak bu sayfaya link verilmemesini istiyor. Biz ise pek çok kişinin tartışmak için girdiği bu sayfaya link verdiğimizi ve söylenenlerin hiç bir şekilde kulübümüzle ilişkilendirilemeyeceğini belirtip karşılığında şikayet tehditi aldığımızda da gerekli mercilerin adreslerini veriyoruz. Şikayetler ise, ülkemizin içinde bulunduğu atmosferde etkisini gösterip internet sayfamızın, diğer kulüplerin internet sayfalarıyla birlikte askıya alınmasına ve bürokratik bir kontrol mekanizmasinin hayata geçirilmesine yol açtı. Bu ilginç sanal sansürün yakında kalkacağını ümit ediyoruz ve bu vesileyle de özgür bir tartışma ortamına duyulan ihtiyacı hatırlatıyoruz.</p>
<p>Bugüne kadar 1500’den fazla ziyaretçisi olan ve bir çok yeni ilişki kurmamıza yardımcı olan sayfamız gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra güncellenerek tekrar ulaşılabilir olacaktır. Kulüple ilgili her türlü döküman, tüzük, bültenler, seçilmiş makaleler, Türkiye’nin en gelişmiş Sosyal Bilimler Bağlantıları sayfası ve daha bir çok yazıya internet sitemizden ulaşabileceksiniz.&#8221;</p>
<p>(http://web.archive.org/web/19991112024248/http://www.sbk.boun.edu.tr/bulten/bulten3.htm)</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;count=none&amp;text=14%20sene%20%C3%B6nce%20internet%20sans%C3%BCr%C3%BC%3A%20Ben%20Bo%C4%9Fazi%C3%A7i%26%238217%3Bnde%20Sosyal%20Bilimler%20Kulub%C3%BC%26%238217%3Bndeyken" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;count=none&amp;text=14%20sene%20%C3%B6nce%20internet%20sans%C3%BCr%C3%BC%3A%20Ben%20Bo%C4%9Fazi%C3%A7i%26%238217%3Bnde%20Sosyal%20Bilimler%20Kulub%C3%BC%26%238217%3Bndeyken" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F08%2F01%2F14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken%2F&amp;title=14%20sene%20%C3%B6nce%20internet%20sans%C3%BCr%C3%BC%3A%20Ben%20Bo%C4%9Fazi%C3%A7i%26%238217%3Bnde%20Sosyal%20Bilimler%20Kulub%C3%BC%26%238217%3Bndeyken" id="wpa2a_6">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2011/10/30/teori-ne-ise-yarar/">Teori ne işe yarar?</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/06/24/muhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri/">Mühendislik öğrencileri ve sosyal bilim dersleri</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/05/10/bilgi-universitesinde-sendika-mucadelesi/">Bilgi Üniversitesi'nde sendika mücadelesi</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/07/umum-ne-kamu-ne-belediye-icki-devlet-universite-2/">Umum ne, kamu ne? Belediye, içki, devlet, üniversite</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/02/bir-blog-imecesi-cagrisi/">Bir blog imecesi çağrısı</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/01/02/google-uzerinde-bir-hayalet-dolasiyor/">Google üzerinde bir hayalet dolaşıyor</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/22/akademinin-sonu-geliyor/">Akademinin sonu geliyor</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/22/soylem-jeneratorleri/">Söylem jeneratörleri</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/16/sosyal-bilimlerde-kariyer-blogu-ii/">Sosyal bilimlerde akademik kariyer blog'u II</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/15/sosyal-bilimlerde-akademik-kariyer-blogu-i/">Sosyal bilimlerde akademik kariyer blog'u I</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Norveç&#8217;te olanlar üzerine</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2011/07/24/norvecte-olanlar-uzerine/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2011/07/24/norvecte-olanlar-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 12:21:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağ]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İdeolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sol]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[norveç]]></category>
		<category><![CDATA[sağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2011/07/24/norvecte-olanlar-uzerine/</guid>
		<description><![CDATA[Norveç&#8217;te olanları sadece kafayı sıyırmış, silah meraklısı manyağın önlenemez çılgınlığı olarak görmemek gerekiyor. Öldürme yöntemine ve kurbanların sayısına bakıp ABD&#8217;de daha önce meydana gelen &#8220;apolitik&#8221; katliamlarla da karıştırmamak gerekiyor. Guardian&#8217;da yayınlanan Bu yazıda da belirtildiği üzere Avrupa&#8217;da yükselen aşırı sağ artık gözardı edilemez. Aşırılık elbette kuramsal olarak oldukça sorunlu bir kavram, &#8220;normal olan sağ&#8221; gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Norveç&#8217;te olanları sadece kafayı sıyırmış, silah meraklısı manyağın önlenemez çılgınlığı olarak görmemek gerekiyor. Öldürme yöntemine ve kurbanların sayısına bakıp ABD&#8217;de daha önce meydana gelen &#8220;apolitik&#8221; katliamlarla da karıştırmamak gerekiyor. Guardian&#8217;da yayınlanan <a href="http://www.guardian.co.uk/commentisfree/2011/jul/24/norway-bombing-attack-far-right">Bu yazıda</a> da belirtildiği üzere Avrupa&#8217;da yükselen aşırı sağ artık gözardı edilemez. Aşırılık elbette kuramsal olarak oldukça sorunlu bir kavram, &#8220;normal olan sağ&#8221; gibi epeyce ideolojik bir paradigma saklı içinde. Yine de çok-kültürlülük, İslamî tehdit, küresel kültürlerin oluşumu gibi epeyce meseleyi tekrar tekrar masaya yatırmamıza yol açacak Norveç&#8217;teki beklenmedik olay.</p>
<p>Herkes El Kaide&#8217;yi beklerken karşımıza çıkan beyaz bir Hristiyan olunca, Kelvin Aurosan&#8217;ın <a href="https://twitter.com/aurosan/status/94783921744642048">dediği gibi</a> &#8220;bir deli adamı&#8221; tarif etmeye başladı medya. Siyasi açıdan itinayla incelenmesi gereken vakaların bir sapma, bir sapkın işi olarak gösterilmesi pek nadir değil. Charlie Chaplin bile Hitler&#8217;i betimlerken bu gölgeyi kaldıramamıştı.</p>
<p>Matthew Goodwin&#8217;inki gibi çözümlemelere bizim de ihtiyacımız var, her linç girişiminin provokasyon ve &#8216;deli&#8217;kanlılık heyecanıyla açıklandığı bu topraklarda.</p>
<p>* Görsel <a href="http://worldslatestnews.com/2011/08/02/the-reports-from-the-two-attended-pshychatrists-will-decide-the-insanity-ruling-on-the-extremist/">World&#8217;s latest news</a> sitesinden alınmıştır.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;count=none&amp;text=Norve%C3%A7%26%238217%3Bte%20olanlar%20%C3%BCzerine" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;count=none&amp;text=Norve%C3%A7%26%238217%3Bte%20olanlar%20%C3%BCzerine" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2011%2F07%2F24%2Fnorvecte-olanlar-uzerine%2F&amp;title=Norve%C3%A7%26%238217%3Bte%20olanlar%20%C3%BCzerine" id="wpa2a_8">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2011/07/24/norvecte-olanlar-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YTÜ&#8217;den ayrılıyorum</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/09/19/ytuden-ayriliyorum/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/09/19/ytuden-ayriliyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Sep 2010 18:01:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2010/09/19/ytuden-ayriliyorum/</guid>
		<description><![CDATA[Daha ayrıntılı bir metin yazarak duyurmak istiyordum ama dönem başlamak üzere ve bana hangi dersleri vereceğimi soran öğrencilerim var. Bu dönem başı itibarıyla Yıldız Teknik Universitesi&#8217;nden ayrılıyorum. Çünkü İstanbul&#8217;dan Çanakkale&#8217;ye taşınıyorum. Benden ders almış ya da ders almak istemiş öğrenciler bana her zaman e-mail yoluyla info@berkbalcik.net adresinden ulaşabilirler. Yukarıda belirttiğim gibi YTÜ&#8217;de geçirdiğim yedi senenin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.berkbalcik.net/http://www.berkbalcik.net/_resources/ytu_logo.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1038" title="ytu_logo" src="http://www.berkbalcik.net/http://www.berkbalcik.net/_resources/ytu_logo.jpg" alt="" width="139" height="118" /></a>Daha ayrıntılı bir metin yazarak duyurmak istiyordum ama dönem başlamak üzere ve bana hangi dersleri vereceğimi soran öğrencilerim var.</p>
<p>Bu dönem başı itibarıyla Yıldız Teknik Universitesi&#8217;nden ayrılıyorum. Çünkü İstanbul&#8217;dan Çanakkale&#8217;ye taşınıyorum.</p>
<p>Benden ders almış ya da ders almak istemiş öğrenciler bana her zaman e-mail yoluyla info@berkbalcik.net adresinden ulaşabilirler.</p>
<p>Yukarıda belirttiğim gibi YTÜ&#8217;de geçirdiğim yedi senenin, mensubu olduğum programın ve son dönemdeki gelişmelerin daha detaylı bir değerlendirmesini önümüzdeki günlerde bu sitede yayınlayacağım.</p>
<p>Bugüne kadar ders verdigim üç binden fazla oğrencime ve özellikle sosyolojinin, siyaset bilimi ve tarihin kafa açıcılığına aklı yatmış onlarca YTÜ&#8217;lü arkadaşıma selamlar.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;count=none&amp;text=YT%C3%9C%26%238217%3Bden%20ayr%C4%B1l%C4%B1yorum" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;count=none&amp;text=YT%C3%9C%26%238217%3Bden%20ayr%C4%B1l%C4%B1yorum" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F09%2F19%2Fytuden-ayriliyorum%2F&amp;title=YT%C3%9C%26%238217%3Bden%20ayr%C4%B1l%C4%B1yorum" id="wpa2a_10">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/09/19/ytuden-ayriliyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alex Callinicos&#8217;tan</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/07/05/alex-callinicostan/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/07/05/alex-callinicostan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 17:52:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal İdeolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sol]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[marksizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2010/07/05/alex-callinicostan/</guid>
		<description><![CDATA[marksist.org sitesinde 05 Temmuz 2010 Pazartesi tarihinde yayınlanan yazı. Marxism 2010: Bozuk bir sistemin onarımı Dünyanın önde gelen antikapitalist düşünürlerinden biri olan Alex Callinicos, İngiltere&#8217;de yayınlanan Guardian gazetesine yazdığı makalede Londra&#8217;da sürmekte olan Marksizm 2010 toplantılarını anlattı. Socialist Worker Party üyesi Callinicos günümüzde marksistlerin yürttüğü tartışmaları özetliyor. Finans kriziyle birlikte Marksist düşünceler yeniden güçleniyor ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>marksist.org sitesinde 05 Temmuz 2010 Pazartesi tarihinde <a href="http://www.marksist.org/dunya/105-avrupa/1341-marxism-2010-bozuk-bir-sistemin-onarimi">yayınlanan</a> yazı.</p>
<p><strong>Marxism 2010: Bozuk bir sistemin onarımı</strong></p>
<p>Dünyanın önde gelen antikapitalist düşünürlerinden biri olan Alex Callinicos, İngiltere&#8217;de yayınlanan Guardian gazetesine yazdığı makalede Londra&#8217;da sürmekte olan Marksizm 2010 toplantılarını anlattı. Socialist Worker Party üyesi Callinicos günümüzde marksistlerin yürttüğü tartışmaları özetliyor.</p>
<p>Finans kriziyle birlikte Marksist düşünceler yeniden güçleniyor ve Londra&#8217;da önde gelen isimler düşüncelerin nasıl eyleme dönüşeceğini tartışıyor.</p>
<p>Geçen hafta sonu Ken Coates&#8217;in ölümü radikal solda bir başka güçlü ve seçkin bir sesin daha susmasına yol açtı. Geçen son bir yıl 1968 kuşağının en önde gelen birçok Marksist aydınını bizden aldı: Giovanni Arrighi, Jerry Cohen, Peter Gowan ve benim için özellikle acı verici olan Chris Harman ve Daniel Bensaid. Muhafazakârlar ve liberallerin sözde ideolojiden arınmış dünyalarında, bu kişilerin ölümlerinin entelektüel ve siyasi bir gelenek olarak Marksizm&#8217;de çok daha büyük bir düşüşe işaret ettiği sonucuna varmaları cazip gelecektir.</p>
<p>Oysa bunun gerçeklikle hiç alakası yok. Artık doğuştan miyop olan finans piyasaları bile kapitalizmin tamamen bozuk bir sistem olduğu gerçeğini görmeye başladı. Keynes&#8217;çi ekonomist Paul Krugman, birkaç gün önce şunları yazıyordu: &#8220;Korkarım şu an itibariyle, 19&#8242;uncu yüzyılın sonunda ve 1930&#8242;larda yaşananların ardından, bir üçüncü depresyon döneminin ilk aşamasındayız.&#8221; Marks, kendi entelektüel projesini ekonomi-politiğin eleştirisi olarak tanımlamıştı. Dolayısıyla Marksizm, kapitalizmin dinamiklerinin bir anlam ifade ediyor olması ve bu dinamiklerden kurtulmanın bir yolunu sunabilme yeteneğine bağlı olarak yaşayacak veya ölecektir.</p>
<p>Gerçekten de Marksist ekonomistler küresel krizin istikametinin izlenmesi ve nedenlerinin analizi bakımından ön sıralarda yer aldı. Geçen bir yıl içinde Chris Harman&#8217;ın &#8220;Zombie Capitalism&#8221;, David Harvey&#8217;in &#8220;The Enigma of Capital&#8221; ve benim &#8220;Bonfire of Illusions&#8221; adlı kitaplarımız kriz hakkında genel manzarayı ortaya koydu. Londra&#8217;da kurulu Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu&#8217;ndan Costas Lapavitsas ve Para ve Finans Araştırmaları grubundan genç akademisyenler Euro Bölgesi krizini açıklamak ve Yunanistan gibi ülkeler açısından radikal alternatif politikalar sunmak bakımından öncü bir rol üstlendi.</p>
<p>Bu araştırma faaliyetlerine, artık İngilizce konuşan akademik çevrelerde oldukça görünür bir hale gelen, gençler arasında Marksizm&#8217;e olan ilgilinin yeniden canlanması eşlik etti. David Harvey nisan ayından kitabının tanıtımı için Londra&#8217;ya geldiğinde, her birine yüzlerce kişinin katıldığı yarım düzine kadar toplantıda konuşmacı oldu. Bu toplantılardan biri de benim çalıştığım okulda, pek de geleneksel devrimci bir odak olmayan King&#8217;s College London&#8217;da gerçekleşti. Toplantı, okulun giderek güçlenen ve geçen kasım ayında Financial Times gazetesi yazarlarından Martin Wolf ile benim aramda gerçekleşen, kapitalizmin geleceğine dair yapılan tartışma toplantısını da desteklemiş olan Marks&#8217;ın Kapital&#8217;ini Okuma Grubu tarafından da desteklendi.</p>
<p>1990&#8242;ların ortalarında bir grup genç akademisyen tarafından kurulan Tarihsel Materyalizm (Historical Materialism) dergisi, Marksizm&#8217;in akademik çevrelerde yeniden popüler olmasının başlıca etkenlerinden biri oldu. Her yıl kasım ayında Londra&#8217;da gerçekleşen yıllık konferansları 500&#8242;den fazla katılımcıyı cezp ediyor ve artık Toronto ve New York&#8217;ta kurulmuş olan benzer gruplar da söz konusu.</p>
<p>Ancak Marksizm kuşkusuz her zaman tek başına daha iyi teoriler geliştirmenin ötesinde, aynı zamanda Coates, Harman ve Bensaid gibi şahsiyetlerin mücadeleci yaşamlarının bize kanıtladığı gibi, bu teorileri özgürlükçü siyasi pratiklere bağlama çabasıyla birlikte var oldu. Londra, bu çabalar için önemli bir alan açıyor. Bugünden itibaren Londra&#8217;nın merkezinde başlayacak olan beş günlük bir Marksizm 2010 festivali gerçekleşecek.</p>
<p>Sosyalist İşçi Partisi tarafından örgütlenen bu sosyal düşüncelerin paylaşıldığı forum, 1977&#8242;den bu yana her yıl düzenleniyor ve bu yıl dört binden fazla katılımcı bekleniyor. Çok sayıda heyecan verici entelektüel düzeyi yüksek toplantı olacak: Tarık Ali İslamofobi, Slavoj Zizek, John Holloway ve ben komünist fikirler, Hester Eisenstein, Judith Orr ve Nina Power ise yeni cinsiyetçilik üzerine konuşacak. Bunların yanı sıra bir dizi sol düşünce sahibi yetenek de yer alacak: Tony Benn, Eamonn McCann, Gareth Peirce, Steven Rose, Michael Rosen, Sheila Rowbotham ve Guardian gazetesinden Gary Younge.</p>
<p>Ancak farklı oturumlar arasında koşuşturmanın entelektüel yanı dışında, pratik bir anlamı da olacak. Kemer sıkma politikaları tüm Avrupa&#8217;ya yayılırken, muhafazakâr-liberal koalisyon 1980&#8242;lerde Margaret Thatcher&#8217;in bile hayal edemeyeceği boyutlarda sado-monetarizmi yeniden keşfeder görünüyor. Marksist sol entelektüel düzeyde yeniden güçleniyor. Ancak Marksizm&#8217;in karşı karşıya kalacak asıl sınav siyasi düzeyde olacak: Marksizm, koalisyonun kamu sektörü ve yoksulları mahvedecek olan planlarına karşı etkin bir direniş örgütleyebilecek mi? Yunanistan&#8217;daki eylemler yeni liberal şok tedavinin nasıl toplumsal isyanlara yol açabileceğini gösteriyor. Marksizm&#8217;in geleceği asıl olarak bu başkaldırıların ne boyutta gelişeceği ve hangi siyasi istikamete yöneleceğine bağlı.</p>
<p>Alex Callinicos &#8211; Guardian</p>
<p><a href="http://www.berkbalcik.net/http://www.berkbalcik.net/_resources/l_200_200_45D7BE8E-CB1D-4976-9CAB-BD6E2001F98D.jpeg"><img src="http://www.berkbalcik.net/http://www.berkbalcik.net/_resources/l_200_200_45D7BE8E-CB1D-4976-9CAB-BD6E2001F98D.jpeg" alt="" class="alignnone size-full" /></a></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;count=none&amp;text=Alex%20Callinicos%26%238217%3Btan" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;count=none&amp;text=Alex%20Callinicos%26%238217%3Btan" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F05%2Falex-callinicostan%2F&amp;title=Alex%20Callinicos%26%238217%3Btan" id="wpa2a_12">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/20/yabancilasma-oyle-olmaz-boyle-olur/">Yabancılaşma öyle olmaz böyle olur</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/10/23/erik-j-hobsbawm/">Erik J. Hobsbawm</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/06/09/kapitalist-devletin-gelecegi/">Kapitalist Devletin Geleceği</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/03/14/wallerstein-roportaji/">Wallerstein ropörtajı</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2008/11/18/kaptan-swing/">Kaptan Swing</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2008/04/23/1-mayis/">1 Mayıs</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/07/05/alex-callinicostan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Feodalite Araştırmalarında Dönüm Noktası: Bloch&#8217;un Feodal Toplumu</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/07/04/feodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/07/04/feodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 20:31:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk Balçık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[feodalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.berkbalcik.net/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Erdem Sönmez tarafından yazıldı. &#124; 05 Aralık 2009 Özelde Marc Bloch’un genelde de Lucien Febvre ile birlikte kurucusu olduğu Annales Okulu’nun Ortaçağ ve feodalite araştırmalarında bir dönüm noktası oluşturduğunu kaydetmek aslında gerçekliğin sınırlı bir yönüne işaret eder. Hem Bloch’un hem de mensubu olduğu Annales geleneğinin, “tarihçilik mesleği”nde olumlu anlamda bir kırılmayı gerçekleştirdiği, şüphesiz daha doyurucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- Votitaly Plugin v1.1 starts here --> <!-- Votitaly Plugin v1.1 ends here --><a href="http://www.tankitabevi.com/profil/Erdem12.html">Erdem Sönmez</a> tarafından yazıldı.			 					 						 				| 05 Aralık 2009</p>
<div id="data_203">
<p><img class="alignleft" style="margin: 5px;" title="feodal toplum" src="http://www.tankitabevi.com/plugins/content/contentoptimizer/1079ab35a517f6af59ba138cad97ea03c173e5b2_175x_Q75.jpeg" alt="feodal toplum" width="175" height="275" /></p>
<p>Özelde Marc Bloch’un genelde de Lucien Febvre ile birlikte kurucusu olduğu Annales Okulu’nun Ortaçağ ve feodalite araştırmalarında bir dönüm noktası oluşturduğunu kaydetmek aslında gerçekliğin sınırlı bir yönüne işaret eder. Hem Bloch’un hem de mensubu olduğu Annales geleneğinin, “tarihçilik mesleği”nde olumlu anlamda bir kırılmayı gerçekleştirdiği, şüphesiz daha doyurucu bir tarif. Bloch’un Annales’in kurulduğu 1929 yılından sonraki ikinci çalışması olan -birincisi 1931’de yayımlanan Les Caractères Originaux de l’Histoire Rurale Française (Fransa’nın Kırsal Tarihinin Temel Özellikleri)- ve 1939’da yayımlanan Feodal Toplum, yazarın belki de en çok bilinen kitabıdır. Feodal Toplum, Avrupa tarihinin 10. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar geçen döneminde, Bloch’un birçoğunu daha önce ele almış olduğu kölelik ve özgürlük, kutsal krallık, paranın önemi gibi geniş bir konu yelpazesiyle uğraşan kapsamlı bir sentezidir. Peter Burke’un da belirttiği gibi, kitap bu yönüyle Bloch’un ömür boyu yaptığı çalışmaların bir özeti niteliğindedir<a id="ftnlink1_1" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">1</a></p>
<p>O halde, Bloch’un çığır açıcı çalışmasını anlayabilmenin, yazarın ve dolayısıyla Annales’in tarih tahayyülünü kavrayabilmekten geçtiğini söylemek mümkündür.<span id="more-265"></span></p>
<p><strong>Annales: Tarihçiliğin put kırıcısı</strong></p>
<p>19. yüzyılda gelişen sosyal bilim anlayışına göre, gerçekliğin bir bütün olarak kavranabilmesinin yolu, toplumsal gerçekliği oluşturan parçaların tek tek ve derinlemesine incelenmesinden geçmektedir. Bu varsayımdan hareketle, 19. yüzyıl bilginin disiplinlere ayrıldığı ve profesyonelleştiği bir dönem olmuştur. Toplumsal bilgiye ilişkin diğer dallar gibi tarih de, 19. yüzyılın başlarında profesyonel bir disiplin haline gelirken kendisinden önceki araştırmaların oluşturduğu gelenekten, dönemin bilim anlayışı pozitivizmden ve toplumsal-siyasal koşullardan derinden etkilenmiştir. Bu dönemde tarih disiplini, disiplin kavramının tanımı gereği, kendi çalışma alanını, yöntemini ve araştırma araçlarını belirlerken, hangi konuların kendi yetki alanının dışında olduğunu da sebepleriyle tanımlama gayretindedir. Bu kurma ve kurumsallaşma sürecinde, tarih disiplinin geçmişteki tarihçilik uğraşına ve çağdaşı olan sosyal bilim disiplinlerine bakışı derinden bir kırılmaya uğramıştır. Sosyo-politik koşulların ve dönemin bilim anlayışının etkisinin yanında, geçmişteki tarihçilikle ve toplumsal bilimin diğer dallarıyla olan mesafenin belirtilmesi gerekliliği, profesyonel tarihçiliğin üzerine yoğunlaşacağı sahanın belirmesinde etkili olmuş; bu dönemdeki tarihçilik esas olarak siyasal olana odaklanmıştır.</p>
<p>19. yüzyılın başında başlayan süreç, yüzyıl dönümüne gelindiğinde tarihçiliğe ilişkin temel varsayımların, yöntemlerin ve çalışma alanlarının evrensel düzeyde kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. Tam da bu dönemde, Ranke tarafından başlatılan profesyonel tarihyazımı paradigmasına karşı önemli eleştiriler yükselmiş, deyim yerindeyse Annales Okulu’na giden yolun ilk taşları döşenmeye başlamıştır. Sözü edilen eleştirilerin temelini, 19. yüzyıl tarihçiliğinin toplumsal ve ekonomik olanı dışlaması ve salt siyasal olana odaklanması oluşturur. Bu çerçevede, yeni eleştirel yaklaşımın en önemli temsilcileri arasında Karl Lamprecht, Frederick J. Turner, James H. Robinson, Michelet, François Simiand, Henri Berr, Henri Pirenne’in isimleri sayılabilir ve bu isimlerin etkisiyle yüzyıl dönümü tarihyazımında Marx’ın metaforu kullanılacak olursa katı olan her şeyin buharlaşmaya başladığı bir dönem olarak nitelenebilir. Marx demişken, tam da bu dönemde tarih açıklamasının merkezinde, toplumsal yapı kavramı ve bu yapının tarihselliği anlayışı bulunan ve buradan hareketle de toplumsal değişim süreçlerindeki içsel dinamiklere ayrı bir önem atfedilen Marx’ın geliştirdiği tarih tahayyülünün etkilerinin, 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkan eleştirel yaklaşımın Rankegil yaklaşıma yönelik itirazların sebepleriyle çakışma halinde olduğunu söylemek mümkündür.</p>
<p>19. yüzyılın sonunda egemen tarihçilik anlayışına karşı başlatılan muhalefet, Lucien Febvre ve Marc Bloch’un 1929 yılında Annales d’Histoire Économique et Sociale dergisini çıkarmaya başlamalarıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Annales’in geliştirdiği tarih anlayışıyla birlikte, tarihin içeriği, öznesinin kim olduğu gibi sorulara verilen cevaplar büyük ölçüde değişmiş ve dolayısıyla 19. yüzyıldaki tarih tahayyülü köklü bir biçimde dönüşüme uğramıştır. 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkan yeni tarih anlayışı, Rankegil yaklaşımın tarihin ekonomik ve sosyal olana sıkı sıkıya kapattığı kapılarını aralamış; Annales Okulu ise bu kapıları bir daha kapanmamak üzere ortadan kaldırmıştır. Annales’in, tarihin kapsamına ilişkin yok ettiği kapılar, François Simiand’ın 20. yüzyılın hemen başında tarihçiliğe ilişkin kırılması gerektiğini söylediği putları hatırlatır. Put kırma eylemi ise çeşitli ölçülerde özgürleşmeyi ve özgürleştirmeyi içerir. Dolayısıyla, Annales Okulu’nun gerçekleştirdiği, biraz zorlama bir ifadeyle tarihçiliği özgürleştirme serüveninin, 20. yüzyılda çok çeşitli tarihçilik anlayışlarının kök salıp filizlenmesine uygun ortamı hazırladığı söylenebilir. Kısacası, Annales’dan itibaren tarihyazımının geri dönüşümsüz bir biçimde değiştiğini söylemek mümkündür.</p>
<p><strong>Annales için yapısal model</strong></p>
<p>Marc Bloch ve Lucien Febvre’in hem Annales kurulmadan önce hem de Annales kurulduktan sonra yazdıklarına bakılarak bir yapısal hat ya da Annales hareketinin temel özelliklerini kavramayı kolaylaştıracak bir model oluşturulabilir mi? Çok kabaca özetlemek gerekirse, bu hattın birbiriyle iç içe olan ve hangisinden yola çıkılırsa diğerine ulaşmayı sağlayan, iki temel ilkesinden bahsedilebilir.</p>
<p>Birinci ilke, esas olarak siyasete odaklanan bir tarih tahayyülünün yerini insan etkinliğinin tamamının incelenmesine bırakmasıdır. İkinci ilke ise, geçmişteki benzersiz, tekil olaylara yoğunlaşmayı öğütleyen geleneksel tarihçiliğin, sorun odaklı analitik tarih araştırmaları lehine dönüşmesinin savunulmasıdır. Annales geleneğiyle özdeşleşen geriye doğru (gerileksel, regressive) ve karşılaştırmalı yöntemden disiplinlerarası işbirliği ve uzun süreli değişimin incelenmesine varıncaya kadar tüm ayırt edici özelliklerin bu iki temel fonksiyonun türevleri olarak geliştiğini söylemek mümkündür.</p>
<p>İlk ilkeden başlanacak olunursa, belirtildiği gibi, Ranke ve çağdaşlarınca tarihsel değişimin başlıca motoru ve dolayısıyla insan etkinliğini belirleyen esas faktör olduğu varsayılan devletlerarası güç ilişkilerine odaklanma, tarih araştırmalarının merkezine devleti ve siyasal olanı koymaktaydı. Bu tutuma karşı, Febvre ve Bloch, Blache’dan Simiand’a, Michelet’den Marx’a, Pirenne’den Burckhardt’a uzanan bir yelpazede kendilerinden önceki kimi isimlerin de etkisiyle, tarihçiliğe sınır çizmesi muhtemel her türlü girişimin karşısında yer almış ve tarihi insanın bugünle etkileşim halinde olan geçmişinin bilimi şeklinde yorumlamışlardır. Tarih araştırmalarının merkezine bir önceki yüzyıldan farklı olarak, devlet yerine insanın ya da daha doğru bir ifadeyle toplum içindeki insanın yerleştirilmesi, yeni tarih algısının insan etkinliğinin tüm kalemlerini kapsamasını gerektirmiş; bu durum ise, doğal olarak, tarih ve diğer sosyal bilim disiplinleri arasında kurulması gerekliliği vurgulanılan işbirliğini ve disiplinlerarası çalışmayı gündeme getirmiştir. Toplumsal bilgiye ilişkin diğer disiplinlerle etkileşim ve işbirliği ise hem bu disiplinlerin yöntemlerinden faydalanma yoluyla, tarihçilerin kaynaklarına hangi sorularla yaklaşacakları konusunda ufuk açıcı olmuş ve dolayısıyla tarih araştırmalarında sorun odaklı analitik bir perspektifin gelişmesini sağlamış hem de 19. yüzyılda disiplinlerin kurumsallaşma sürecinde pozitivizmin etkisiyle ortaya çıkan disiplinlerarası sınırların ve ayrım çizgilerinin kemikleşmesine karşı panzehir işlevi görmüştür.</p>
<p>Bu durum da, sosyal bilimlerin diğer disiplinleriyle tarihin 19. yüzyıldaki birbirlerini algılayış biçimlerini ve aralarındaki gerilimi değiştirmeye yöneliktir. 19. yüzyıldaki tarih anlayışının ortaya çıkışını etkileyen faktörlerin aşılmasının bir sonucu olan birbiriyle oldukça iç içe haldeki bu nedensellik zincirinin oluşması Annales hareketinin ilk dönemine rastlar. Ancak, Burke’un da altını çizdiği gibi, Bloch ve Febvre’in siyasal olaylar tarihçiliğine karşı başlattıkları hareket, 20. yüzyılın ilk yarısındaki bir dizi isyan hareketi arasından sadece bir tanesidir<a id="ftnlink1_2" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">2</a><br />
Annales’i, siyasal tarihçiliğe isyan eden öncüllerinden ve çağdaşlarından ayıran ve okulun 20. yüzyıldaki tarihyazımına damgasını vurmasını sağlayan ise, ifade edilmeye çalışılan hat doğrultusunda işleyen ilkelerin Braudel döneminde kesin olarak formüle edilişi olmuştur.</p>
<p><strong>Feodal Toplum: Bloch’un tarihçiliğinin özü</strong></p>
<p>Feodal Toplum, tam da sözü edilen yapısal modelin somutlaştığı ve Annales’in kuruluş dönemindeki temel özelliklerinin kristalize olduğu bir çalışmadır. Bloch kitabının ilk cildine tarihsel ortamı inceleyerek, kendi deyişiyle toplumsal arka planın genel koşullarını betimleyerek başlar. Ardından, eldeki teknoloji de dâhil olmak üzere, feodal toplumun duygu ve düşünce tarzından dinsel tutumlarına, halk geleneklerinden hukuki mirasa uzanan bir yelpazede önemli roller oynayan, incelenen uygarlığın özsel nitelikleri, feodaliteye kendine özgü rengini veren, insanı insana bağımlı kılan ilişkilerin oluşumuyla birlikte saptanır. Takip eden ciltte ise sınıfların gelişimi ve yönetim kademelerinin oluşum ve örgütlenmesi üzerine yoğunlaşılır. Bu ciltte esas olarak sınıfsal yapılar, çatışmalar ve siyasal değişim çözümlenir.</p>
<p>Feodal Toplum’da, kolektif bilinç, kolektif hafıza ve kolektif tasavvur kavramları sık sık kullanılır. O kadar ki, kolektif hafızaya kitapta bir bölüm ayrılmıştır<a id="ftnlink1_3" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">3</a></p>
<p>Bu yönleriyle kitap, bazı yorumlara göre, Bloch’un en Durkheim’cı çalışmasıdır. Durkheim’ın karşılaştırma, tipoloji ve toplumsal evrime yönelik ilgisi ve bu ilginin Bloch üzerindeki etkisi, kitabın son bölümlerinden biri olan “Toplumsal Tip Olarak Feodalite” kısmında da kendisini gösterir<a id="ftnlink1_4" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">4</a></p>
<p>Ancak belirtmek gerekir ki, gerek Les Rois Thaumaturges’de (Kutsal Dokunuş), gerek Les Caractères Originaux de l’Histoire Rurale Française’de ve gerekse de Feodal Toplum’da Bloch’taki yol gösterici temel ilkeler Durkheim’dan çok Marx’a yakındır. Zira, Durkheim’da iş bölümü, toplumsal kaynaşma, kolektif bilinç ve örgütlenme gibi terimler, ne kavram ne de saha olarak pek açık tanımlanmış değildir ve Bloch’un söz konusu terimleri benimsemesi, bu terimleri aynı anlamda kullandığı anlamına gelmez. Örneğin, Durkheim’ın toplumsal gerçekliği, görüntüyle gerçeklik arasındaki ayırımı pozitivist bir biçimde gözeten önkoşullarla daha yakından ilişkiliyken, Bloch’un kullandığı anlamıyla toplumsal gerçekler, Durkheim’daki kadar özgül örneklerinden uzak değildirler. Oysa hem Fransız kırsal tarihini incelediği hem de feodaliteyi araştırdığı çalışmalarında Bloch’un başlıca temalarından biri, feodalizmin, var olan hiyerarşik yapıları rasyonelize etme ve doğallaştırma eğiliminde olan yasal tanımlarının çürütülmesinden oluşmaktadır ve Bloch, yasanın toplumsal temelinin sömürünün sınıf yapılarında ve bunlara gösterilen dirençlerde olduğunu kaydeder. Buradan hareketle de, Bloch’un yöneliminin Durkheim’dan ziyade, Marksist teoriye daha yatkın olduğunu söylemek mümkündür<a id="ftnlink1_5" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">5</a></p>
<p>Feodal Toplum’da, feodalite üzerine o tarihten önce yapılmış araştırmalardan farklı olarak, sadece toprak kullanma hakkı, toplumsal hiyerarşi, savaşlar ile devlet arasındaki bağlantılarla ilgilenilmek yerine, bir bütün olarak feodal toplum ele alınır. Bloch çalışmasının bu yönünü “burada denemeyi düşündüğümüz şey, bağlantılarıyla birlikte toplumsal yapının çözümlenmesi ve açıklanmasıdır” şeklinde ifade eder ve diğer çalışma alanlarında da aynı yöntemin kullanılması çağrısını yapar<a id="ftnlink1_6" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">6</a>. Zira Bloch’a göre, bir toplumu yöneten kurumlar bütünü son çözümlemede ancak, insani ve dolayısıyla maddi ortamın bütününün bilgisi içinde açıklanabilir olmaktadır. Dolayısıyla Feodal Toplum, toplumsal yaşam üzerindeki önemli etkilerin çeşitliliğine dikkat çeker. McLennan’ın deyişiyle Bloch bu eserinde, feodalizmin farklı formlarını, tamamlanmamış çözülüşünü; sınıfların içsel bölünmelerini, akrabalık ilişkilerinin biçimlerini, kültürel yaşamı ve rasyonellik kavramlarını derin görüşlülükle, detaylı bir şekilde inceler<a id="ftnlink1_7" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">7</a></p>
<p>Eğer Feodal Toplum’un önemi tek bir cümleyle belirtilmeye çalışılacak olursa, Robert Fossier’nin kitabın yeni baskısında yer alan önsözündeki nitelemesi tercih edilebilir: Feodal Toplum merkezdeki çekirdek olarak kalmayı sürdürmektedir; işin daha başındaki bir araştırmacıdan ilk olarak bu kitabı okuması istenirken, yol almış bir araştırmacıdan beklenen yine bu kitabı yeni baştan okumasıdır<a id="ftnlink1_8" title="Dipnotu göster" href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#footnotes_203">8</a></p>
</div>
<div id="ftn1_1">1. Peter Burke, Fransız Tarih Devrimi: Annales Okulu, (2. Baskı), Çev. Mehmet Küçük, Doğu Batı Yayınları, Ankara, 2006, s. 58.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_1"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_2">2. Burke, a.g.e., s. 179.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_2"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_3">3. Marc Bloch, Feodal Toplum, Çev. Melek Fırat, Kırmızı Yayınları, İstanbul, 2007, s. 171-194.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_3"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_4">4. Burke, a.g.e., s. 59.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_4"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_5">5. Gregor McLennan, “Braudel ve Annales Paradigması”, Çev. Deniz Erksan, Tarih ve Tarihçi: Annales Okulu İzinde içinde, der. Ali Boratav, Alan Yayıncılık, İstanbul, 1985, s. 115-117.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_5"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_6">6. Bloch, a.g.e., s. 31.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_6"> [Geri]</a></div>
<div id="ftn1_7">7. McLennan, a.g.m., s. 117.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_7"> [Geri]</a><br />
8. Robert Fossier, &#8220;Önsöz&#8221;, <em>Feodal Toplum</em> içinde, s. 11.<a href="http://www.tankitabevi.com/kritik-kitaplar/tarih/203-feodalite-arastirmalarinda-doenuem-noktasi-blochun-feodal-toplumu.html#ftnlink1_8"> </a></div>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;count=none&amp;text=Feodalite%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1nda%20D%C3%B6n%C3%BCm%20Noktas%C4%B1%3A%20Bloch%26%238217%3Bun%20Feodal%20Toplumu" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;count=none&amp;text=Feodalite%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1nda%20D%C3%B6n%C3%BCm%20Noktas%C4%B1%3A%20Bloch%26%238217%3Bun%20Feodal%20Toplumu" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F07%2F04%2Ffeodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu%2F&amp;title=Feodalite%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1nda%20D%C3%B6n%C3%BCm%20Noktas%C4%B1%3A%20Bloch%26%238217%3Bun%20Feodal%20Toplumu" id="wpa2a_14">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/21/osmanlidan-cumhuriyete/">Osmanlı'dan Cumhuriyet'e</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/21/modern-zamanin-tarihi/">Modern Zamanın Tarihi</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/20/kamusal-alan-tartisma-alani/">Kamusal Alan: Tartışma 'alan'ı</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/12/koku/">Koku</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/10/23/erik-j-hobsbawm/">Erik J. Hobsbawm</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/06/09/kapitalist-devletin-gelecegi/">Kapitalist Devletin Geleceği</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/04/20/liberalizmin-felsefi-temelleri/">Liberalizmin Felsefi Temelleri</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/04/13/aydinlanma-caginin-iki-dahi-cocugu/">Aydınlanma Çağı&#039;nın iki dâhi çocuğu</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/04/02/sovyet-arsivinden-cikan-hitler/">Sovyet arşivinden çıkan Hitler!</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/03/14/osmanli-tarihi-nasil-incelenir/">Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir?</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/07/04/feodalite-arastirmalarinda-donum-noktasi-blochun-feodal-toplumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mühendislik öğrencileri ve sosyal bilim dersleri</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/06/24/muhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/06/24/muhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 21:02:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[Esaslı Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İdeolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/?p=834</guid>
		<description><![CDATA[Dönem sonuna doğru bir öğrencim aşağıya, kendi cevaplarımla aktardığım metni gönderdi bana. Verdiğim derslerin notları açıkladığım sayfalarında öğrencilerin benden not, anlayış, özel ilgi beklememelerini salık verdiğim bir yazı var. Öğrencim bu yazıya cevaben yazmış, bana da uzun süredir açık açık anlatmaya çalıştığım mevzuyu dillendirmek için bahane çıkmış oldu. &#62; Her ne kadar insanlar bazı konularda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dönem sonuna doğru bir öğrencim aşağıya, kendi cevaplarımla aktardığım metni gönderdi bana. Verdiğim derslerin notları açıkladığım sayfalarında öğrencilerin benden not, anlayış, özel ilgi beklememelerini salık verdiğim <a href="http://www.berkbalcik.net/dersler/siyasal-ideolojiler-kuram-ve-tarih/notlar/">bir yazı var</a>. Öğrencim bu yazıya cevaben yazmış, bana da uzun süredir açık açık anlatmaya çalıştığım mevzuyu dillendirmek için bahane çıkmış oldu.</p>
<p>&gt; Her ne kadar insanlar bazı konularda çalışarak kendilerini geliştirebilseler<br />
&gt; de her insanın bazı konularda doğuştan gelen ,yetiştiriliş tarzından veya<br />
&gt; çevresinin etkisiyle oluşan yetenekleri vardır, yani herkesin algısı farklı<br />
&gt; konularda açıktır. Her insanın da başarılı olduğu konu ile ilgili bölüm veya<br />
&gt; meslek seçmesi doğaldır, doğal olduğu kadar da içinde bulunduğumuz sistemin<br />
&gt; yönlendirmesidir aynı zamanda. Sistem bu zamana kadar hep böyle geldi.<br />
&gt; Sayısalcılar ve sosyalciler olarak ayrıldık. Değerlendirilirken de buna göre<br />
&gt; değerlendirilmemiz gerekir.</p>
<p>sistemin nasıl sakat bir şekilde işlediğinin sen de farkındasın demek ki.</p>
<p>&gt; Biz hayatımız boyunca sayısal eğitimi aldık çünkü bu konuda başarılıyız. Siz<br />
&gt; de kendi alanınızda. Sosyal eğitim alanlara nasıl toplumsal , tarihsel ve<br />
&gt; siyasal olaylar arasında bağlantı kurma eğitimi verildiyse , bize de sayılar<br />
&gt; ve teoriler arasında bağlantının nasıl kurulacağına dair eğitim verildi.</p>
<p>bu başarı meselesi biraz karışık. yeteneklerimiz çok isabetli bir şekilde tespit edilmiş olsa ve biz yeteneklerimiz doğrultusunda yönlendirilmiş olsak dediklerinde haklı olabilirsin. ama yukarıda da bahsettiğin üzere liseden itibaren geldiğimiz yol pek de yeteneklerimiz, başarılarımız ya da isteklerimiz ile alakalı olmuyor. herşeyden önce üniversite &#8220;piyasası&#8221;nın öğrencilere dikte ettiği bir takım tercih sıralamaları var. bunlar bölüm ve üniversite bazında neredeyse her öğrenci için benzer tercih listesi hazırlanmasına yol açıyor. üniversitelerin ve bölümlerin puan sıralaması bu açıdan çok belirleyici. boğaziçi, odtü, itü ve elektronik, bilgisayar, makine, inşaat, vs.vs.vs.<span id="more-834"></span><br />
yedi senelik YTÜ dönemimde sorduğum tek bir öğrencim bile ilk sırada tercih ettiği bölümde okumuyordu. çoğu ilk beş tercihinden bile çok uzaktı. bu bence çok çarpıcı, bir o kadar da acıklı bir durum. bu, üniversitede kendimizi okurken bulduğumuz bölümün çok azımız için tercihlerimize ya da isteklerimize uygun olduğunu da gösteriyor.</p>
<p>o yüzden okunan bölüm, başarılı olmak ve istekler/terchiler arasında, olması gerekmesine rağmen, bir ilişki maalesef fiiliyatta yok.</p>
<p>&gt; Hal<br />
&gt; böyleyken sosyal konularda bizim sizlerle eş değer fikirler üretebilmemiz<br />
&gt; beklenmemelidir.</p>
<p>Hal böyleyken sizden sosyal dersleri aldığınızda beklenen bir mühendis adayı olarak aynı zamanda sosyal bilimci de olmanız değil. bu derslerin verilmesindeki amaç mühendislik öğrencilerine toplumsal olan herşeyi eleştirel bir gözle, daha geniş bir perspektiften ve çok boyutlu olarak anlama ve analiz etme imkanı sağlamak. çünkü tarih, özellikle ülke tarihimiz bize gösteriyor ki, mühendis kökenli çok önemli ve yetkili insanlar toplumları, makineler ya da beton ya da devreler gibi idare edebileceklerini zannetmişlerdir.</p>
<p>dolayısıyla sizden beklenen bu dersi veren hocalarla yarışabilecek kadar iyi sosyal bilimcileri tarihçiler ya da sosyologlar olmanız değildir.</p>
<p>&gt;Tabi ki güncel olaylar ve hayatımızı etkileyen tarihsel<br />
&gt; olaylar hakkında fikir sahibi olmak gerekir, ki sahibiz de zaten.<br />
&gt; Fakat<br />
&gt; sizler bu konuda avantajlısınız. Bizlerden, apayrı bir eğitim almamıza<br />
&gt; rağmen sizlerin eğitim aldığınız konular üzerinde de fikir sahibi olmamız<br />
&gt; bekleniyor.</p>
<p>öğrenmek ile fikir sahibi olmak arasında farklar var. sizden beklenen, size gösterilebildiği ölçüde elbette, toplumsal ve tarihsel gelişmelere ilişkin bir bakış açısı geliştirebilmeniz. yoksa kimse sizden doktora tezi yazmanızı beklemiyor. pek meşhur klişede söylendiği üzere bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı engellemek önemli bir misyon kanımca. dediğin gibi herkesin herşey hakkında fikri var ama pek az konuda bilgi sahibi insan var. tarih bilmeden, açık ve çıplak gerçekleri bilmeden belirli düşünce kalıplarına ya da ideolojik aygıtların enjeksiyonlarına maruz kalınıp edilen fikirlerden bahsediyorsak bu derslerin amacı bu düşünsel mahkumiyeti ortadan kaldırmaya çalışmak.</p>
<p>&gt;Bunun adil olmadığını düşünüyorum. Nasıl ki bir uluslararası<br />
&gt; ilişkiler öğrencisinin İstatistik bölümünden alacağı Yöneylem dersinden<br />
&gt; başarısı sınırlı olacaksa, bizim de sosyal derslerdeki başarımız sınırlı<br />
&gt; kalacaktır. Ki sosyal bölümlerde öğrenciler matematik fizik gibi sayısal<br />
&gt; dersler almaya zorlanmazken, sayısal bölüm öğrencilerinden üniversite<br />
&gt; eğitimleri boyunca Türk dili , İnkilâp tarihi, TYTD ve üstüne sosyal<br />
&gt; seçimlik derslerinden başarılı olmaları isteniliyor.</p>
<p>maalesef şöyle bir durum var ki, bir sosyal bilim öğrencisi yöneylem konusunu öğrenmek zorunda değildir ama bir endüstri mühendisi türk modernleşmesinin tarihini öğrenmek durumundadır. zorunda diyemem elbette. ama eğer cumhuriyet tarihi, güncel siyaset ya da küresel gerilimler üzerine iki çift kelam etme vakti geldiğinde elle tutulur bir şeyler söylemek istiyorsa belirli bir seviyede tarihsel ve toplumsal analiz tecrübesi olmalı. bu da toplumsal yapılar dersi gibi derslerde verilmeye çalışılıyor.</p>
<p>kaldı ki bu dersler sosyal bilimler disiplinlerinde okuyan öğrencilerin normalde aldıklarından çok daha &#8220;hafif&#8221;, giriş düzeyinde ve mühendislik öğrencileri için özel olarak tasarlanmış derslerdir. niyetlenilene tam olarak ulaştıklarını elbette söyleyemeyiz ama yapılması gereken şey bu dersleri kaldırmak değil, ya da bu dersleri anlamakta zorluk çekecek öğrencilerin değerlendirilmesinde iltimas yapmak değil. yapılması gereken şey sizden de gelecek tepkilere göre dersi daha iyi, isabetli ve yararlı bir hale getirmektir.</p>
<p>&gt; Size gelip “sosyal<br />
&gt; derslerden anlamıyorum” ,” biraz anlayışlı olur musunuz” ,”bir şeyler<br />
&gt; yapabilir misiniz” dememizin sebebi işte budur.</p>
<p>sitede notlarla ilgili olarak yazdığım yazı mühendislerin sosyal bilimler kapasitesi hakkında değil, daha çok eğitim-öğretim ahlakıyla alakalı bir yazı. üniversitede bir kaç sene geçirmiş her türkiye cumhuriyeti vatandaşının da bildiği üzere geçer not almanın sıkça başvurulan yollarından bir kaçı arasında kopya çekmek (teknolojik araçların gelişmesiyle akla hayale gelmeyecek yöntemleri bizzat öğrencilerimden çok kez dinledim), senelerdir sorulan aynı sorulara senelerdir fotokopicilerde satılan hazır cevap kağıtlarından hazırlanmak, hocalara durumun zorluğundan bahsetmek, anlayış talep etmek, vs. gibi yöntemler vardır. ama dersi düzenli takip etmek, okumaları yapmak, hocayla tartışmak, herşeyi geçtim, ders için biraz samimi bir çaba göstermek pek yoktur. 4000&#8242;e yakın öğrencim arasında, sosyal bilim öğrencileri de dahil olmak üzere kitabı baştan sona okuyanların sayısı 50&#8242;yi geçmez.</p>
<p>rezil sınav kağıtları ve ödevler verip, sonra da &#8220;hocam son senem, ilgilenirseniz sevinirim&#8221; tipinde insanı çileden çıkaran mesajları engellemek için yazmıştım o metni. senin yazını bir kenara koyarak söylüyorum, hiç de etkili olamadığını bu yazının, itiraf etmek gerekiyor.</p>
<p>&gt; İlk vizeye göre<br />
&gt; değerlendirme yapacak olursak 22 kişi kalma sınırında, 6 kişi de vizeye<br />
&gt; girmemiş, bu da 60 kişilik sınıfın sadece yarısı dersten başarılı olacak<br />
&gt; anlamına geliyor. Bu %50 başarının veya %50 başarısızlığın sebebi yukarıda<br />
&gt; saydığım sebeplerdir.</p>
<p>tam da bahsettiğim sebeplerden ötürü, başarısızlık yüzdesinin yüksek olmasının sebebi mühendislere altından kalkamayacakları ağır yükler yüklenmesi değildir. türk eğitim sisteminin sosyal konularla ilgili metin okuma geleneği yaratamaması (yazmayı geçtim), daha doğrusu fanatik gazetesi seviyesinden daha yukarı çıkmamış bir okuma geleneğinin sorumlusu olması (hayatında bizim toplumsal yapılar dersi kitabı kadar şey okumamış olduğunu söyleyen öğrencilerim vardı), 1980 darbesinden beri gittikçe yaygınlaşan politikanın ve tarihin tehlikeli, sıkıcı, &#8220;entellere&#8221; mahsus bir faaliyet olarak algılandığı bir zihin durumu, mühendisliğin, matematiğin ve doğa bilimlerinin sosyal bilimlerden çok daha özel, çok daha işe yarar, çok daha ayrık olduğu fikrinin hakim olması ve elbette yine türk eğitim sisteminin yaratmış olduğu ve kapanmaz gözüken fenci-sosyalci ayrımı&#8230; bunlar bana göre daha geçerli sebepler.</p>
<p>bu sebepler elbette fencilerin sosyalcilere göre daha az başarılı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. işte biz de tam o yüzden mühendislere özel bir ders hazırladık. bu dersi bir edebiyat fakültesinde ya da sosyal bilimler fakültesinde veriyor olsaydık, çok daha fazla okumanın olduğu, çok daha yoğun ve talepkar bir ders olacaktı. bizim dersin 250 sayfalık kitabına bakıp abartılı bulan arkadaşlara, yurtdışında aynı konsepte sahip derslerde okutulan tuğla gibi 800 sayfalık kitapları göstermeye hazırım.</p>
<p>&gt; Bu sınavdan 20 almış bir öğrenci sosyal bölüm eğitimi<br />
&gt; almış birine göre başarısızdır, fakat sayısal bölüm eğitimi alana göre<br />
&gt; başarılıdır bizim gözümüzde, çünkü kapasite bu kadardır, aynı sınava 30 kere<br />
&gt; de girse aynı notu alır.</p>
<p>20 alarak sizin gözünüzle başarılı görünen bir öğrenci ancak sizin görme biçimlerinizin sorgulanmasına yol açar. çünkü aynı sınıftan, aynı bölümden aynı tip liseden gelen başka bir çok öğrenci o dersten 80 alabiliyorsa, o zaman sorun dersin ağır olması, beklentilerin çok yüksek olması değildir.</p>
<p>son olarak, YTÜ&#8217;nün büyük bir cesaretle başlattığı fakat değişen yönetim anlayışları sebebiyle arkasında güçlü bir şekilde duramadığı bu sistem (mühendislik öğrencileri için tamamlanması gereken belirli sosyal bilimler kredileri belirlemek) çok sayıda ülkede uygulanmaya başlanan bir sistem. artık akademik disiplinlerin, eskiden olduğu kadar ayrı ve uzak olmadığı fikri daha geniş kabul görüyor. her öğrencinin birkaç ders ile değil, birkaç dönem ile genel eğitim programına tabi tutulması ve ortak dersleri alması, ondan sonra, uzmanlaşmayı istediği bölümü seçmesi giderek daha fazla üniversitenin uyguladığı bir yöntem. bu özellikle türkiye gibi lise eğitimi öğrencisine hayata dair pek bir görüş kazandırmayan, öğrenciyi isteklerini ve yeteneklerini anlamaktan uzaklaştıran ve üniversiteye hala okuması gereken bir kaç lise senesi ile gönderen ülkeler için sadece hoş değil, aynı zamanda gerekli de bir yöntem.</p>
<p>sorun sizde değil, netekim, sorun sistemde. sorun yapısal. bizim yapmaya çalıştığımız şey, öğrenmenizin iyi olduğunu düşündüğümüz şeyi en iyi ve isabetli yöntemle öğretmeye çalışmak. bu çaba tepkiye, fikir bildirmeye ve değişiklik teklifine açıktır. ama notlama konusunda, öğrencilerin değerlendirilmesi konusunda standartların düşürülmesine, adaletsizliğe ve haksızığa açık değildir.</p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;">http://www.berkbalcik.net/dersler/siyasal-ideolojiler-kuram-ve-tarih/notlar/</div>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;count=none&amp;text=M%C3%BChendislik%20%C3%B6%C4%9Frencileri%20ve%20sosyal%20bilim%20dersleri" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;count=none&amp;text=M%C3%BChendislik%20%C3%B6%C4%9Frencileri%20ve%20sosyal%20bilim%20dersleri" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F24%2Fmuhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri%2F&amp;title=M%C3%BChendislik%20%C3%B6%C4%9Frencileri%20ve%20sosyal%20bilim%20dersleri" id="wpa2a_16">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/22/soylem-jeneratorleri/">Söylem jeneratörleri</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/16/sosyal-bilimlerde-kariyer-blogu-ii/">Sosyal bilimlerde akademik kariyer blog'u II</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/15/sosyal-bilimlerde-akademik-kariyer-blogu-i/">Sosyal bilimlerde akademik kariyer blog'u I</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2011/08/01/14-sene-once-internet-sansuru-ben-bogazicinde-sosyal-bilimler-kulubundeyken/">14 sene önce internet sansürü: Ben Boğaziçi'nde Sosyal Bilimler Kulubü'ndeyken</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/05/10/bilgi-universitesinde-sendika-mucadelesi/">Bilgi Üniversitesi'nde sendika mücadelesi</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/07/umum-ne-kamu-ne-belediye-icki-devlet-universite-2/">Umum ne, kamu ne? Belediye, içki, devlet, üniversite</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/04/02/bir-blog-imecesi-cagrisi/">Bir blog imecesi çağrısı</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/12/22/akademinin-sonu-geliyor/">Akademinin sonu geliyor</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/06/24/muhendislik-ogrencileri-ve-sosyal-bilim-dersleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kavgam&#8221; günahtır</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/06/01/kavgam-gunahtir/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/06/01/kavgam-gunahtir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 19:02:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal İdeolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[hitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/2010/06/01/kavgam-gunahtir/</guid>
		<description><![CDATA[Hitler&#8217;in &#8220;Kavgam&#8221; kitabına merak salan öğrencilerime gelsin: Kavgam Ne Demektir? Tanıl Bora Orta birdeyken bir gün, ‘Heil Hitler, pireler ve bitler’ yazmıştı arkadaşlar tahtaya. Komiklik olsun diye. Almanca öğretmenimiz, 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış bir aksaçlı Alman, ‘Hitler’ kelimesini gördüğü anda, yüzündeki mûnis ifade kaybolmuştu. Buz kesmişti. Hiçbir şey söylemeden tahtayı sildi, biz de ‘Hitler’in şakaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hitler&#8217;in &#8220;Kavgam&#8221; kitabına merak salan öğrencilerime gelsin:</p>
<p>Kavgam Ne Demektir? </p>
<p>Tanıl Bora</p>
<p>Orta birdeyken bir gün, ‘Heil Hitler, pireler ve bitler’ yazmıştı arkadaşlar tahtaya. Komiklik olsun diye. Almanca öğretmenimiz, 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış bir aksaçlı Alman, ‘Hitler’ kelimesini gördüğü anda, yüzündeki mûnis ifade kaybolmuştu. Buz kesmişti. Hiçbir şey söylemeden tahtayı sildi, biz de ‘Hitler’in şakaya gelir bir şey olmadığını anladık.   Hitler, faşizm, nasyonal sosyalizm, şakası yapılacak, başka kötülüklere benzetilerek görelileştirilecek ‘şeyler’ değildir. Hele nasyonal-sosyalizmi, onun yanında pek masum kalan İtalyan faşizminden dahi ayırmak gerekir&#8230; Ürpertici bir anti-semitizme ve ‘değersiz can’ kavramına dayanarak kitlesel kıyımları endüstriyel bir rasyonel düzen içinde kurgulayan bu hareket ve ideoloji, muazzam bir insanî ve beşerî kötülüğü seferber etmişti. Büyük sermayenin çıkarlarına, kapitalizmin mantığına vs. bağlı olarak izahı yapılabilen, fakat o izahları ‘aşan’ bir kötülüktür bu. Onun içindir ki, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Hitler ve nazizm, dünyanın hemen her yerinde, neredeyse anılmasından bile kaçınılan lânetli kelimelere dönüştüler. Hitler’in ‘derdini’ anlattığı Kavgam, son 50 yılda en müstechen sayılan kitaptı dünyada.</p>
<p>Ve şimdi biz, Kavgam’ın çoksatar olduğu bir memlekette yaşıyoruz! Beş ayrı yayınevi basmış kitabı, halkımız faydalansın diye ucuz baskısını yapanlar da olmuş, neticede onbinlerce Kavgam satılmış. ‘İyi’ üniversitelerde öğretim üyesi olan arkadaşlarımdan duyuyorum, derslerde ‘hocam, Kavgam’da diyor ki&#8230;’, ‘Hitler der ki&#8230;’ diye söz alan öğrenciler çıkıyormuş.   Şimdi ‘herkes bunu konuşuyor’, haklı olarak: Kavgam’ı niye okuyorlar? Kavgam’da okuyacaklarınız belli. Birincisi, şiddetli bir anti-semitizmdir; ‘Yahudi’ye karşı hıncı doğallaştıran, uçlaştıran bir anti-semitizm&#8230; Sonra, tarihin, sosyal ilişkilerin tümüyle ‘milletler savaşı’na indirgenmesi; insanlığın doğal varoluş formu olarak düşünülen milletler arasındaki tek ve doğal ilişkinin de, eninde sonunda, savaş olarak düşünülmesi&#8230; Bunlara uygun olarak, yine doğallaştırılmış bir sosyal Darwinizm: Kuvvetli olan ayakta kalır, kuvveti yetmeyen yok olmayı hakeder&#8230; Ve belki de en önemlisi: Kavgam, başka ‘düşünür’lerin, doktrin üreticilerinin meâlen, kuramsal bir dil içinde ifade ettiği bu ‘görüş’leri, ağzını doldura doldura söyler. Açıkça kavga, açıkça savaş, açıkça tenkil istiyordur.   Anti-semitizmin, ‘zır’ milliyetçi tarih ve toplum görüşünün, güç tapıncının bereketli toprakları üzerindeyiz. Bu topraktan beslenenlerin Kavgam’a da ilgi gösterebileceğini kestirebiliriz. Bu durumu, ‘normal ama tehlikeli’ kaydıyla, anlayışla karşılayanlar çok. Ümit Özdağ Akşam’da nasıl diyor: ‘Arkadan hançerlendiklerini düşünen iyi Türkler, Hitler&#8217;i okuyorlar.’ Böyle bakanlar, çareyi, Kavgam’ın hitap ettiği heveslerin ‘normal’ Türk milliyetçiliğiyle tatmininde görüyorlar.   Korkunç, evet, basbayağı korkunç olan, demin ‘belki de en önemlisi’ diye değindiğim noktadır: Kavgam’ı okuyan, bir ‘insanlık’ ortak paydasından, ahlâkî mülahazalardan tamamen kopmuş, çıplak bir güç mantığına dikiyordur gözlerini. Kavgam’ın müstehcen yayın addedilmekten çıktığı, ‘ilginç’ bulunduğu, ‘fikir’ olarak okunduğu bir zaman ve zemin, başka her şey bir yana, ‘insanlığa karşı suç’ mefhumunun hiçbir hükmünün kalmadığını, dahasını söylemeli, ‘iyi insan olma’ terbiyesinin aşındığını haber verir.   Kavgam, evet tehlikelidir ama hayır, normal değildir! Kavgam, ‘günah’tır.   </p>
<p>(Birgün, 18.3.2005&#8242;te yayımlanmıştır.)</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;count=none&amp;text=%26%238220%3BKavgam%26%238221%3B%20g%C3%BCnaht%C4%B1r" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;count=none&amp;text=%26%238220%3BKavgam%26%238221%3B%20g%C3%BCnaht%C4%B1r" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F06%2F01%2Fkavgam-gunahtir%2F&amp;title=%26%238220%3BKavgam%26%238221%3B%20g%C3%BCnaht%C4%B1r" id="wpa2a_18">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/01/29/3-boyutlu-guernica/">3 Boyutlu Guernica</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/04/02/sovyet-arsivinden-cikan-hitler/">Sovyet arşivinden çıkan Hitler!</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/01/22/darbe-stadyum-ve-fasizm/">Darbe, stadyum ve faşizm</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/11/22/mussolininin-beyni/">Mussolini&#039;nin beyni</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2009/09/03/ikinci-dunya-savasinin-70-yili/">İkinci Dünya Savaşı'nın 70. yılı</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/06/01/kavgam-gunahtir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atölye: Din ile Dil Arasında</title>
		<link>http://www.berkbalcik.net/2010/05/27/atolye-din-ile-dil-arasinda/</link>
		<comments>http://www.berkbalcik.net/2010/05/27/atolye-din-ile-dil-arasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 07:41:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Berk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal İdeolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[ytü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkbalcik.net/?p=800</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıda YTÜ&#8217;de düzenlenecek olan bir atölye çalışmasının duyurusu var. Konusu Anadolu&#8217;da din ve dil arasındaki tarihsel karmaşık ilişkiler. Hem Türkçe&#8217;nin hem de diğer dillerin tarih-dışı algılanışını sorgulayabilecek sunumlar yapılacak. Between religion and language: Karamanlidika, Armeno-Turkish, Hebrew-Turkish and Aljamiado Texts in the Ottoman Empire The Workshop will be held at the Yıldız Technical University on Friday, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda YTÜ&#8217;de düzenlenecek olan bir atölye çalışmasının duyurusu var. Konusu Anadolu&#8217;da din ve dil arasındaki tarihsel karmaşık ilişkiler. Hem Türkçe&#8217;nin hem de diğer dillerin tarih-dışı algılanışını sorgulayabilecek sunumlar yapılacak.</p>
<p>Between religion and language: Karamanlidika, Armeno-Turkish, Hebrew-Turkish and Aljamiado Texts in the  Ottoman Empire</p>
<p>The Workshop will be held at the Yıldız  Technical University on Friday, June 4, 2010.</p>
<p>Venue: Hünkar  Salonu, Yıldız Technical University</p>
<p>Organized by<br />
Mehmet Ölmez  (Yıldız Technical University)<br />
Evangelia Balta (National Hellenic  Research Foundation)</p>
<p>At the workshop will be presented papers on  Turkish language texts written in various alphabets (Greek, Armenian,  Hebrew) as well as one paper on Greek Aljamiado literature (vernacular  Greek in Arabic script). The First International Conference of  Karamanlidika  Studies in 2008 dealt exclusively with Karamanlidika publications  (Turkish texts in Greek script) and the Turcophone Orthodox population  of Asia Minor. This year we are extending the subject to embrace themes  related to the intellectual production of other non-Muslim millets of  the Ottoman Empire, the Turcophone Armenians, the Turcophone Jews. The  goal is to study the mosaic composed of these gayr-ı müslim populations  both diachronically and synchronically, and to reveal the communication  channels within these populations, at least those discernable in their  culture. In contrast, a paper on Greek Aljamiado literature presents the  opposite phenomenon in the 19th-century Balkans, where the Greek  language was the lingua franca and Muslims of Rumeli wrote Greek in the  Arabic alphabet.</p>
<p>The focus of interest for the organizers of this  one-day workshop is always the Turkish-speaking Orthodox Christian  population, the Karamanlis, and its cultural  product, Karamanlidika printed matter. Our aim is to bring together  scholars from Turkey, Greece, Cyprus, England and Holland in order to  underline some aspects of this particular manifestation of cultural life  in the multi-ethnic Ottoman Empire, and to stimulate research and  debates on these literatures, which have now vanished.<span id="more-800"></span></p>
<p>Welcome  address / Açılış Konuşması</p>
<p>9.30-9.45       Evangelia Balta  (National Hellenic Research Foundation)</p>
<p>Session I<br />
Discussant /  Oturum Başkanı<br />
Matthias Kappler (Cyprus University)</p>
<p>9.45-10.10       Oktay Özel &#8211; Onur Usta (Bilkent University)</p>
<p>Some  Observations on the Sedentarization Process of the Turcomans in the  Sixteenth Century<br />
16. Yüzyıl Kapadokya&#8217;sında Türkmenlerin  Yerleşikliğe Geçiş Süreci Üzerine Bazı Gözlemler</p>
<p>10.10-10.35      Richard Clogg (Emeritus Fellow, St. Antony&#8217;s College,  University of Oxford)</p>
<p>Early Publications in &#8216;Greco-Turkish&#8217; of  the British and Foreign Bible Society<br />
İngiliz ve Ecnebi İncil Kitabı  Mukaddes Şirketi Erken Dönem &#8216;Greco-Turkish&#8217; Yayınları</p>
<p>10.35-11.00      Discussion</p>
<p>Coffee-Break / Kahve Arası</p>
<p>11.20-11.45      Mehmet Ölmez (Yıldız Technical University)</p>
<p>R.M. Dawkins and  his research on Turcophone Anatolia<br />
R. M. Dawkins ve Anadolu&#8217;daki  Türkofonlar Üzerine Araştırmaları</p>
<p>11.45-12.10     Yorgo Dedes  (SOAS, University of  London)</p>
<p>Karamanlidika in Reverse: Greek  Muslim Writings in the Arabic script (Aljamiado)<br />
Karamanlıcanın  Tersi: Arap harfli İslâmî Rumca Metinler (Aljamiado)</p>
<p>12.10-12.30      Discussion</p>
<p>Break for lunch / Öğle yemeği</p>
<p>Session II<br />
Discussant  / Oturum Başkanı<br />
Anthi Karra</p>
<p>14.00-14.25      Tülay Culha (Kocaeli University)</p>
<p>İbrani Harfli Tevarih-i Ali  Osman Üzerine<br />
Tevarih-i Ali Osman Written in Jewish Script</p>
<p>14.25-14.50      Laurent Mignon (University of Oxford)</p>
<p>Avram, İsak and the  Others: The Genesis of Judeo-Turkish Literature.<br />
Avram, İshak ve  Diğerleri: Yahudi-Türk Edebiyatının Doğuşu</p>
<p>14.50-15.15     Börte  Sagaster (Cyprus University)</p>
<p>The Turkish-speaking Armenians and  their role in Turkish literature<br />
Türkçe Konuşan Ermeniler ve Türk  edebiyatındaki Yerleri</p>
<p>15.15-15.45     Discussion</p>
<p>Coffee-Break  / Kahve Arası</p>
<p>15.45-16.10     M. Sabri Koz (Yapı Kredi Yayınları  Danışman Editör)</p>
<p>19. Yüzyıl Ermeni Aşuğlarından Mizahî Destanlar<br />
Satiric  Poems from the 19th Cenury Armenian Minstrels</p>
<p>16.10-16.35      Jan Schmidt (Leiden  University)</p>
<p>The Anhegger Bequest in the Leiden University  Library<br />
Leiden Üniversitesi Kütüphanesi&#8217;ndeki Anhegger Mirası</p>
<p>16.35-17.00      Discussion</p>
<p>Round Table<br />
Discussant / Oturum Başkanı<br />
Mç  Sabri Koz</p>
<p>17.00-18.30     Cihan Okuyucu, Thanasis Nikolaidis,  Yusuf Örnek, Püzant Akbaş, Emin Nedret İşli</p>
<p>Collections of  Karamanlidika  and Armeno-Turkish Prints and Manuscripts<br />
Collectors  and Antique Book Sellers<br />
Karamanlıca ile Ermeni Harfli Türkçe Matbu  ve Yazma Eser Koleksiyonları.<br />
Koleksiyoncular ve Sahaflar</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;count=none&amp;text=At%C3%B6lye%3A%20Din%20ile%20Dil%20Aras%C4%B1nda" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;count=none&amp;text=At%C3%B6lye%3A%20Din%20ile%20Dil%20Aras%C4%B1nda" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.berkbalcik.net%2F2010%2F05%2F27%2Fatolye-din-ile-dil-arasinda%2F&amp;title=At%C3%B6lye%3A%20Din%20ile%20Dil%20Aras%C4%B1nda" id="wpa2a_20">Paylaş/Ekle</a></p><h4 class='related-posts-header'>Alâka</h4><ul class="related-posts-list"><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/05/25/hrant-dink-atolye-calismalari/">Hrant Dink Atölye Çalışmaları</a> </li><li class="related-post"><a href="http://www.berkbalcik.net/2010/05/04/ytu-1-lisansustu-ogrenci-konferansi/">YTÜ 1. Lisansüstü Öğrenci Konferansı</a> </li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkbalcik.net/2010/05/27/atolye-din-ile-dil-arasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

